İnsanlar birbirlerine katlanamıyor, kimsenin kimseye tahammülü yok.

Trafikte sürücüler daha yeşil ışık yanmadan defalarca kornaya basıp önde bekleyen aracı taciz edebiliyor.

İnsanların ne doğaya, ne toplumdaki bireylere, ne ailesine, ne çevresine, ne kanunlara, ne farklı düşünenlere hatta çocuklara bile tahammülü yok.

Peki, insanoğlu bu hale nasıl geldi?

İnsanların tahammülsüzlük, şiddet ve öfkeye yönelmelerinin altındaki temel neden ne olabilir?

İnsanlar neden öfke kontrol problemi yaşayabiliyor?

Bir baba neden eşine ve çocuğuna kötü davranıp şiddet uygulayabiliyor, veyahut bir insan karşıt görüşte olan bir insanı neden düşüncesinden dolayı linçe maruz bırakılabiliyor?

Çocuklardan başlayarak yaşlılara kadar pek çok insan öfke kontrol problemi yaşıyor ve bu sayı gitgide artıyor.

Kimi hayatının baharında bir genç kıza saldırıyor, kimi eski eşini takip edip yol ortasında bıçaklıyor, kimi kendisini kameraya çekip canına kıyıyor, kimi siyasi rakibini en ağır sözlerle aşağılıyor.

Maalesef toplum olarak öfkemizi kontrol edemiyoruz.

En basit bir tartışmada konuşarak anlaşma yerine hakarete veya fiziksel şiddete başvuruyoruz.

Öfkemizi doğru insana, doğru derecede, doğru zamanda, doğru maksatla ve doğru biçimde gösterebiliriz.

Maalesef biz bunların tam tersini yapıyoruz.

İnsan olduğumuz için, içimizde şefkat ve merhametin de olduğunu unutmayalım, şiddet dili yerine şefkat dilini kullanmaktan asla geri durmayalım.